Gebelik

Bebeğin boynuna kordon dolanması

Bebeğin Boynuna Kordon Dolanması Neden Olur?

Bebeğin boynuna kordon dolanması gebeliklerde anne adaylarının en çok korktuğu durumlardan biridir. Gebeliklerin yaklaşık olarak % 30’unda görülen kordon dolanması ciddi sorunlara yol açabildiği gibi bebek kaybına da neden olabiliyor. Hamilelikte genellikle doğuma yakın bir dönemde bu sorunun meydana gelebildiğini söyleyebiliriz. Elbette doğum şekli ile alakalı bir durum değildir. Normal doğumda da sezaryenle doğumda da böyle bir sorun yaşanabilir. Konuya dair merak edilen hususlara açıklık kazandıracağız ancak öncesinde kordonu ve işlevlerini daha yakından inceleyelim.

Kordon Nedir? Neden Önemlidir?

Kordon nedir

Kordon bir ucu plasentaya bir ucu da bebeğin göbeğine bağlı olan, hortuma benzeyen bir yapıdır. Anne karnındaki bebeklerin ihtiyacı olan oksijeni ve besini sağlayan kordonun sağlıklı bir gebelik konusunda belirleyici oluşumlardan biri olduğunu söyleyebiliriz. Anne karnında bebeklerin sorunsuz bir şekilde gelişimini sürdürebilmesi için kordon hayati bir görev üstlenmiştir. Bu hayati görevde ise 3 teme unsur ön plana çıkıyor. Bu unsurlar aynı zamanda kordonun işlevleridir. Bunlar;

  • Bebeğe oksijen taşıması
  • Bebeğe besin taşıması
  • Plasenta ile bebek arasındaki damarları koruması

Bebeğin Boynuna Kordon Dolanması Tehlikeli Mi?

Bu durumun tehlikesiz olduğunu söylemek imkansızdır. Elbette kordon dolanması bebekler için ciddi tehlikeler doğurabiliyor. Çünkü bu durumda bebeğe giden oksijen kesiliyor ve dolayısıyla bebekler oksijensiz kalıyor. Bebeğin ne oranda oksijensiz kaldığına bağlı olarak hayatını kaybetmesi de söz konusudur. Bu noktada önemli bir detayın altını çizmek gerekiyor. Her kordon dolanmasının bebek kaybı ile sonuçlanması söz konusu değildir. Ancak böyle bir riskin mevcut olduğunu da göz ardı etmemek gerekir.

Kordon dolanması halinde devreye NST cihazı giriyor. Bu cihaz ile bebeğin kalp atışları ce rahimdeki kasılmalar gibi önemi parametrelerin gözlemlenmesi sağlanıyor. Eğer bebeğin kalp atımlarında düşme meydana gelirse acil olarak doğumun gerçekleştirilmesine ihtiyaç olur. Doğum ise sezaryenle de yapılabilir. Bu sayede bebeğin kordon dolanmasından olumsuz etkilenmesi de önlenmeye çalışılır.

Bebeğin Boynuna Kordon Dolanması Nasıl Anlaşılır?

Bebeğin boynuna kordon dolanması nasıl anlaşılır

Kordon dolanmasının anlaşılmasının yolu ultrason görüntülemesinden geçer. Anne adayları bebeğin boynuna kordon dolanması durumunu kendi kendilerine anlayamazlar. Çünkü bu durumda belirtiler ortaya çıkmaz. Anne adayları özellikle doğum yaklaştığında bebeklerinin hareketlerinin günde kaç kez olduğunu gözlemleyebilir. Bebek hareketlerinin azalması durumunda doktorlarına bilgi vermeleri gerekiyor. Doğum yaklaştığında bebek hareketlerinin günde 10 – 15 defa olması normaldir. Bunun günde 5’e düşmesi durumunda doktoru bilgilendirmek gerekir.

Kordon Dolanması Neden Kaynaklanır?

Kordon dolanmasının nedeninin henüz tam olarak bilinemediğini söyleyebiliriz. Yapılan araştırmalarda sadece 2 faktör üzerinde duruluyor. Bunlardan ilgi bebeğin kordonunun normalden çok daha uzun olmasıdır. Bu durumda kordonun dolanması oldukça sık yaşanan problemler arasında yer alıyor. Bir diğer unsur da rahimde yeterli oranda yer olmamasıdır. Böyle durumlarda da kordon dolanması problemi ile daha sık karşılaşılıyor. Rahimde yer olmaması özellikle çoğul gebeliklerde meydana gelir. Dolayısıyla bebekler hareket ettikçe kordonun da bebeğe dolanması söz konusu olabilir. Bunların dışında neden böyle bir sorunun yaşandığı konusunda net bir bilgi bulunmuyor.

Dikkatinizi çekebilir –> Hamilelikte İlaç Kullanımı

Kordon Dolanması Nasıl Düzelir?

Bu konuda sıklıkla merak edilen hususlardan biri de bebeğin boynuna kordon dolanması durumunun nasıl düzeltildiği oluyor. Ancak bu sorunun düzeltilmesi mümkün değildir. İlaç kullanımı ya da cerrahi müdahale gibi yöntemlerle kordonun düzeltilmesi mümkün olmaz. Sadece bu durumun tespit edilmesi halinde doğum zamanı erkene çekilebilir ve bebeğin de olumsuz etkilenmesi önlenir.

Kordon Dolanması Ne Anlama Gelmektedir?

Kordon dolanması bebeğin boyun bölgesine kordonun dolanması ve dolayısıyla kordonun sıkılmasıdır. Buna bağlı olarak kordondan besin ve oksijen geçişi de sıkıntıya girer. Kimi zaman bebeğin farklı bir yerine de kordon dolanabilir. Bu sorun gebeliğin erken dönemlerinde meydana geldiğinde kendiliğinden düzelmesi de söz konusu olabiliyor. Ancak doğuma yakın bir zamanda ya da doğum başladığında kordonun dolanması halinde bebek için ciddi riskler de ortaya çıkıyor.

Mutlaka göz atın –> Anne Karnında Bebeğin Öldüğü Nasıl Anlaşılır

Kordon Dolanmasını Önlemek Mümkün Mü?

Kordon dolanmasını önlemek mümkün mü

Maalesef bebeğin boynuna kordon dolanması durumunu önlemek mümkün değildir. Hem anne adayı hem de gebelik takibini yapan kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından kordonun dolanmasının önlenmesi olası bir durum değil. Bu konuda yanıtını merak ettiğiniz tüm soruları hemen yorum bölümüne yazabilirsiniz.

Bilgi sahibi olun –> Gebelikte Seyahat Etmek Sakıncalı Mı

amniyon kesesi

Amniyon Kesesi Nedir? Ne Zaman Oluşur?

Amniyon kesesi anne karnındaki bebeklerin içinde bulunduğu ve sıvıyla kaplı olan kese şeklinde tanımlanabilir. Bebeklerin anne karnındayken sağlıklı bir şekilde gelişimlerini sürdürebilmeleri için amniyon kesesinin ve suyunun çok önemli olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Bu kese ve içindeki sıvı bebekler için uygun bir gelişim ortamı sunar. Aynı zamanda bebekleri dış faktörlerden koruma görevini de üstlenir. Fetüs amniyon sıvısını yutabilir mi ya da amniyon kesesinin kendini onarması mümkün mü gibi merak edilen tüm konulara değineceğiz. Öncesinde ise amniyon sıvısıyla plasentayı daha yakından inceleyelim.

Daha Fazlası

Gebelikte protein eksikliği nedir

Gebelikte Protein Eksikliği Nedir? Total Protein Düşüklüğü

Gebelikte protein eksikliği anne adaylarının yanı sıra anne karnındaki bebekler için de tehlikelidir. Ölü doğum ya da doğum defekti gibi bazı sorunlara sebebiyet verebilir. Bebeklerde gelişim geriliklerine bile yol açabilir. Bu nedenle anne adaylarının hamilelik döneminde beslenmelerine, özellikle de günlük protein alımlarına çok fazla dikkat etmeleri gerekir. Bebeklerin özellikle kas ve doku gelişiminin sağlıklı olması için anne adaylarının aldığı proteinin önemli olduğunun altını çizmekte fayda var. Gebeliklerde total proteinin kaç olması gerektiği ya da protein kaçağı gibi konulara değineceğiz. Öncesinde protein eksikliğinin belirtilerine göz atalım.

Gebelikte Protein Eksikliği Belirtileri

Tahmin edilebileceği gibi gebelikte protein eksikliği durumunda vücutta bazı değişimler de meydana geliyor. Bu değişimler belirti olarak değerlendirilebilir. Ne gibi belirtiler ortaya çıktığını kısaca şu şekilde özetleyebiliriz:

  • Deri altında sıvı birikmeye başlar. Özellikle bacaklar, ayaklar ve ayak bileklerinde ödem oluşur
  • Vücudun bağışıklık sistemi zayıflar ve bu nedenle hastalıklar, alerjik reaksiyonlar ortaya çıkabilir
  • Kol ve bacaklarda daha yoğun olmak kaydıyla tüm vücutta kas kaybı meydana gelir
  • Kas kaybı ile beraber kilo kaybı da görülebilir
  • Saç tellerinde incelemeler meydana gelir
  • Hızlı bir saç kaybı gözlemlenir
  • Tırnaklarda beyaz renkli paralel çizgiler oluşur
  • Ten renginde solma olur
  • Ciltte kuruluk meydana gelir ve buna bağlı olarak deri döküntüleri oluşur
  • Yaraların iyileşme hızı yavaşlar
  • Anne adayları uyku sorunları yaşar ve özellikle uykuya dalmakta güçlük çekilir
  • Halsizlik ve yorgunluk yaşanır
  • Baş ağrısı olur

Bu belirtiler çoğunlukla gebelikten zannedilir. Ancak sebebi kimi zaman vücuttaki protein miktarının yetersizliği de olabiliyor.

Hamilelikte Total Protein Kaç Olmalıdır?

Gebelikte total protein kaç olmalı

Anne adaylarının gebelikte protein eksikliği sorununu önlemek için günlük 80 gr protein alması gerekiyor. İkiz ya a üçüz gebeliklerde bu miktarın daha fazla olması gerektiğini de belirtelim. Çünkü bebekler anne karnındayken protein ihtiyacını anneden karşılar. Vejetaryen anne adayları bitkisel protein kaynaklarına yöneldikleri için günlük 100 gram protein almalıdır.

Gebelikte Protein Kaçağı Neden Olur?

Günümüzde dünya genelinde 12 gebelikten 1’inde protein kaçağı gözlemleniyor. Elbette bu konu gebelikte protein eksikliği kadar mühimdir. Bir hamilelik komplikasyonu olarak ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Bebeklerde gelişme geriliğe yol açabilen bu durum aynı zamanda düşük doğum ağırlığına da sebebiyet verebiliyor. Nedeni henüz olarak bilinemese de bazı risk faktörlerinden söz edebiliriz.

  • Aile öyküsü
  • Aşırı kilo (Obezite düzeyinde)
  • İlk gebelik ya da çoğul gebelik
  • İki gebelik arasında 2 yıldan daha az zaman olması
  • İki gebelik arasında 10 yıldan daha uzun zaman olması
  • Bazı böbrek hastalıkları
  • Hipertansiyon
  • Diyabet
  • İleri yaş gebelikleri

Bu durum protein kaçağının % 100 olacağı anlamına gelmez. Fakat söz konusu problemin gelişme riskini yükselttiğini söyleyebiliriz.

Mutlaka göz atın –> Gebelikte Bitki Çayları

Gebelikte Protein İçeren Yiyeceklerin Tüketimi

Gebelikte protein içeren yiyeceklerin tüketimi

Bitkisel kaynaklı protein içeren gıdalar şöyledir:

  • Kurubaklagil
  • Fındık, ceviz ve badem
  • Yağlı tohumlar
  • Tahıl ürünleri
  • Sebze çeşitleri

Hayvansal kaynaklı protein içeren gıdalar şöyledir:

  • Yumurta
  • Süt
  • Yoğurt
  • Peynir
  • Süt ürünleri
  • Kırmızı et
  • Tavuk
  • Balık

Elbette bu gıdalarda bulunan proteinin biyo yararlılığı ve aynı zamanda gıdalardaki protein değerleri farklı olabiliyor. Bu nedenle hangi gıdaların gün içerisinde ne oranda tüketilmesi gerektiğine de dikkat edilmelidir.

Dikkatinizi çekebilir –> Gebelikte Şeker Yüklemesi

Protein Eksikliği Olan Hamilelerde Ne Görülür?

Protein eksikliği olan gebelerde ne görülür

Yukarıda hamilelikte protein eksikliği nelere yol açar ya da protein eksikliğinde ne gibi değişiklikler olur gibi soruların yanıtlarını aktardık. Anne adaylarının gebelikte protein eksikliği yaşamamak için beslenmelerine çok fazla dikkat etmeleri gerekiyor. Sağlıklı ve düzenli bir beslenme tarzı benimsenmelidir. Protein eksikliğini önlemek için dikkat edilmesi gerekenler şöyledir:

  • Beslenme programına protein içeren gıdalar eklenmeli
  • Spor yapan ya da yoğun olan anne adaylarının protein ihtiyacı daha fazla olur
  • Çoğul gebeliklerde protein ihtiyacı daha fazladır
  • Yağın protein emilimini azalttığını unutmamalısınız ve yağlı protein alımından kaçınmalısınız
  • Proteinin yetersiz olması kadar aşırı oranda alınması da zararlıdır

Konuyla ilgili sorularınızı yorum bölümüne yazabilirsiniz.

Bilgi sahibi olun –> Hamilelikte İlaç Kullanımı

Dörtlü tarama testi nedir

Dörtlü Tarama Testi Nedir? Ne Zaman Yapılır?

Dörtlü tarama testi gebeliklerde gerçekleştirilen ve anne karnındaki bebeklerin sağlık durumuna dair bilgi almak amacıyla yapılan testlerden biridir. Down Sendromu, nöral tüp defekti ve trizomi 18 gibi önemli problemlere dair risklerin belirlenmesi amacıyla yapılan bu test, anne adayları için zorlayıcı değildir. Sadece kan numunesi alınarak gerçekleştirilir. Bebeklerde söz konusu kromozom anomalileri ya da gelişim problemlerinin mevcut olup olmadığının anlaşılması için öncelikle bir risk değerlendirmesi yapılmalıdır. Bu noktada da devreye dörtlü tarama testinin girdiğini söyleyebiliriz. Testin ne zaman yapıldığı ya da bu test ile nelere bakıldığına geçmeden önce sonuçlar hakkında bilgi aktaralım.

Daha Fazlası

gebelitek toksoplazma

Gebelikte Toksoplazma Belirtileri ve Tedavisi Nasıldır?

Gebelikte toksoplazma problemi tek hücreli bir mikroorganizmadan kaynaklanıyor. Gondii olarak da bilinen bu parazit insan vücuduna bulaşarak enfekteye sebebiyet veriyor. Elbette anne adayları için de tehlikeli bir tablo ortaya çıkabiliyor. Çünkü anne adayından bebeklere geçme olasılığı bulunan bu parazit bebeklerde ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Anne adaylarının bazı hususlara dikkat ederek bu parazitten korunmaları mümkün olabilir. Toksoplazmanın belirtilerine, tedavisine ve bu konuda merak edilen diğer unsurlara da değineceğiz. Ancak öncesinde nedenleri hep birlikte ele alalım.

Toksoplazma Nedenleri Nelerdir?

Ülkemizde ve dünya genelinde gebelikte toksoplazma nedenlerine bakıldığında en yaygın unsurun az pişmiş et tüketimi olduğunu söyleyebiliriz. Çiftlik hayvanlarının ya da avlanan hayvanların etlerinin az pişmiş olarak tüketilmesi durumunda bu parazit insan vücuduna bulaşabiliyor. Bununla birlikte pastörize edilmeyen süt ve süt ürünlerinin tüketimi durumuna da aynı tablo ortaya çıkabilir. Enfekte olmuş hayvanların etlerinin ya da sütlerinin, bu sütlerle yapılan ürünlerin tüketimi söz konusu parazitin en yaygın bulaşma nedenidir.

Çiğ etlerin kesilmesi ve doğranması sırasında da parazitin insan vücuduna bulaşabildiğini söyleyebiliriz. Çiğ et ile temas eden elin ağza götürülmesi bu durumun yaygın nedenidir. Ayrıca çiğ etlerin kesilmesinde kullanılan bıçak ve benzeri mutfak malzemelerinin sıcak su ve sabunla yıkanması da önemlidir. Hayvanların dışkısıyla temastan da uzak durulmalıdır.

Toksoplazma Belirtileri Nelerdir?

Gebelikte toksoplazma

Belirtilerin grip rahatsızlığı ile benzer nitelikte olduğunu söyleyebiliriz. Kimi zaman bazı anne adaylarında belirtiler ortaya çıkmayabiliyor. Bu nedenle tanı konması da gecikiyor. Genel olarak belirtileri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Baş ağrısı ya da eklemlerde ağrı
  • Lenflerde şişkinlik
  • Yüksek ateş
  • Yorgunluk ve halsizlik

Vücudun bağışıklık sistemini zayıflatan bir hastalığa sahip olanlar ya da bağışıklığı düşüren kemoterapi gibi tedaviler görenler için belirtiler daha ağır olabiliyor. Bu durumda aşağıdaki semptomlar ortaya çıkabilir:

  • Bilinç bulanıklığı
  • Görme sorunları ya da görme kaybı
  • Konfüzyon
  • Vücut kontrolünü kaybetme
  • Nöbetler geçirme
  • Akciğer hastalıkları

Nasıl Teşhis Konulur?

Nasıl teşhis konulur

Tanı konması için gebelikte toksoplazma şüphesi olan anne adaylarından kan numunesi alınıyor. Laboratuvar ortamında test yapılıyor ve vücudun bu parazite karşı antikor üretip üretmediğine bakılıyor. Bu sayede tanı konması da mümkün olabiliyor. Ancak anne karnındaki bebeklere bulaşıp bulaşmadığının anlaşılabilmesi için amniyosentez yapılması gerektiğini de belirtelim. Bebeklerin içinde bulunduğu sıvıdan az miktarda alınarak gerekli inceleme yapılabiliyor ve tanı konabiliyor.

Göz atın –> Hamilelikte İdrar Rengi

Antikor Tespiti Nasıl Yapılmalıdır?

Antikor tespitinin yapılabilmesi için IgG ve IgM testinin yapılması gerekiyor. Vücutta bu parazite karşı antikor üretiminin olup olmadığı ve antikor düzeyleri dikkate alınarak teşhis konması da sağlanabiliyor.

Toksoplazma Gebelik Döneminde Tedavi Edilir Mi?

Sıklıkla merak edilen hususlardan biri de tedavidir. Şayet anne adaylarının bağışıklık sistemi güçlüyse çoğu zaman tedaviye de gerek duyulmaz. Çünkü rahatsızlığın kendi kendine geçme ihtimali yüksektir. Ancak bağışıklık sisteminin zayıf olması durumunda antibiyotik ilaç kullanımı ile tedavi yapılır. İlaç kullanımı ile gerçekleştirilen tedavi, parazitin bebeklere geçme olasılığını da ciddi oranda düşürüyor.

Dikkatinizi çekebilir –> Hamilelikte İlaç Kullanımı

Toksoplazma İle Doğum Yapılır Mı?

toksoplazma ile doğum yapılır mı

Bu rahatsızlık doğum yapmaya engel teşkil etmez. Elbette toksoplazma problemini yaşayan anne adayları da doğum yapabilir. Ancak parazitin bebeklere bulaşmış olması durumunda bazı sağlık sorunları yaşanabileceğini de unutmamalısınız. Bebeklerde ciddi sorunlar olabiliyor.

Gebelikte Toksoplazma Testi Nasıl Yapılır?

Öncelikle gebelikte toksoplazma testinin anne adaylarını zorlayan bir yönü bulunmuyor. Test için sadece anne adayından az oranda kan numunesi alınır. Dolayısıyla ağrılı ya da acılı bir işlem değildir. Alınan kan numunesi laboratuvar ortamında gerekli incelemeden geçirilir ve test sonucu hazırlanır.

Toksoplazma Testi Kaç Olmalıdır?

Test sonucu belirli bir değer üzerinden yorumlanmıyor. Pozitif ya da negatif olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle test sonucundaki değerler değil negatif mi yoksa pozitif mi olduğu dikkate alınmalıdır. Ayrıca bu değerlendirme doktorunuz tarafından yapılacaktır.

Toksoplazma Bebeğe Geçerse Ne Olur?

Daha önce de değindiğimiz gibi gebelikte toksoplazma problemi bebekler için riskli olabiliyor. Bebeğe geçmesi durumunda bu riskler ortaya çıkar:

  • Kaslarda ya da karaciğerde iltihaplanma
  • Karaciğer ya da dalak büyümesi
  • Sarılık
  • Göz problemleri
  • İşitme kaybı
  • Zihinsel sorunlar
  • Beyin boşluklarında su toplanması
  • Zatürre

Konuya dair sorularınızı yorum bölümüne yazabilirsiniz.

 

Bilgi sahibi olun –> Anne Karnında Bebeğin Öldüğü Nasıl Anlaşılır 

braxton hick kasılmaları

Braxton Hicks Kasılmaları (Yalancı Doğum Ağrıları)

Braxton Hicks kasılmaları doğum başlamadığı halde rahimde meydana gelen kasılmalardır. Anne adayları bu kasılmalar meydana geldiğinde kimi zaman erken doğum yaptığını düşünebiliyor. Oysa gerçek doğum sancıları ile yalancı doğum sancısı arasında belirgin farklar bulunuyor. Bu kasılmalar her ne kadar rahmin doğuma hazırlanmasını kolaylaştırıyor olsa da doğumun başladığının bir göstergesi değildir. Hamileliğin 24. haftasında başlayan yalancı sancılarla ilgili merak edilen hususlara değinmeden önce gerçek sancı ile arasındaki farkları ele alalım.

Daha Fazlası

Hamilelikte tiroid problemleri

Gebelikte Tiroid Problemleri Nelerdir? Bebeği Etkiler Mi?

Gebelikte tiroid problemi her ne kadar çok yaygın bir şekilde yaşanmıyor olsa da tedavi edilmesi gereken sorunlardan biridir. Her 100 gebelikten 2’sinde görülen bu sorun sadece anne adaylarını değil anne karnındaki bebekleri de olumsuz etkiliyor. Konuyla ilgili merak edilen tüm konuları kısaca aktarmaya başlayalım.

Temel Tiroid Rahatsızlıkları Nelerdir?

Tiroid bezi ile alakalı olan hastalıklar şöyledir:

  • Guatr
  • Tiroiditler
  • Tiroid kanserleri

Bu sorunların hamilelik döneminde de yaşanabildiğini söyleyebiliriz.

Gebelikte Tiroid Hastalıkları Nasıl Teşhis Edilirler?

Hamilelik döneminde TSH ve serbest T4 testleri ile tiroid hastalıklarının tespit edilmesi mümkün olabiliyor. Gebelik döneminde normal olarak kabul edilen TSH düzeyleri şöyledir:

trimester döneminde

  • 0.1 – 2.5 mIU / L
  •  0.2 – 3.0 mIU / L
  •  0.3 – 3.0 mIU / L

Yapılan testte değer referans aralığında değilse serum serbest T4 düzeyinin de ölçülmesine ihtiyaç olur.

Gebelikte Tiroid Hastalığı İçin Riskiniz Var Mı?

Anne adaylarının gebelikte tiroid noktasında risk altında olup olmadığını anlamaları için kimlerin risk altında olduğunu kısa bir liste halinde aktarabiliriz:

  • Yetersiz oranda iyot tüketenler
  • Radyasyona maruz kalanlar
  • Ailesinde öyküsünde tiroid sorunu olanlar
  • Bazı ilaçları kullananlar
  • Gemişte tiroid ameliyatı geçirmiş olanlar
  • Baş ya da boyun bölgesinde radyoterapi tedavisi almış olanlar

Hipertiroidi Belirtileri Ve İşaretleri Nelerdir?

tiroid belirtileri

Hipertiroidi olanların yaşadıkları belirtileri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Kalp çarpıntısı
  • Yüksek tansiyon
  • Terleme
  • Asabiyet
  • Huzursuzluk
  • Daima sıcak ve nemli bir cilt
  • Sıcağa karşı tahammülsüzlük
  • Hızla zayıflama
  • Ellerde titreme
  • Cildin kısa zamanda incelmesi
  • Saç dökülmesi
  • İshal
  • Parlak ışıklara karşı hassasiyet
  • Uyku sorunları
  • Gözlerde büyüme
  • Adet düzensizliği ya da adet görmeme
  • Tiroid bezinin büyümesi
  • Boğazda dolgunluk hissi
  • Çabuk yorulmak

Hipotiroidi Gebeliği Nasıl Etkiler?

Maalesef hipotiroidi anne karnındaki bebekleri ciddi düzeyde etkileyebiliyor. Özellikle bebeklerin nörolojik gelişimleriyle ilgili sıkıntılar yaşanabildiğini söyleyebiliriz. Bilişsel bakımdan da bebekler olumsuz yönde etkileyebiliyor. Dolayısıyla olabildiğince gebeliğin erken zamanlarında bu sorunun saptanması ve derhal tedaviye başlanması çok büyük bir önem taşıyor.

Dikkatinizi çekebilir –> Gebelikte şeker yüklemesi

Postpartum Tiroidit Nedir?

Postpartum tiroidit, doğumdan sonra meydana gelen tiroid bezi iltihaplanması olarak açıklanabilir. Bu iltihaplanmanın ise tirotoksikoza ve hipotiroidiye de sebebiyet verebildiğini söyleyebiliriz.

Gebelikte Ve Emzirme Sırasında Tiroid Rahatsızlıkları Nasıl Tedavi Edilirler?

emzirmede tiroid rahatsızlığı

Öncelikle gebelikte tiroid probleminin hafif düzeyde olması durumunda tedaviye gerek olmayabileceğini belirtelim. Şayet tedavi gerekirse bu durumda tiroid hormonlarının üretimini önleyen ilaçlar kullanılıyor. Antitiroid ilaçlarının kullanımına gebeliğin ilk 3 aylık döneminde başlanabiliyor. Fakat kimi zaman daha geç dönemde tanı konuyor ve tedaviye de daha geç başlanması söz konusu olabiliyor. Sadece ender durumlarda tiroidin bir bölümünün çıkarılması gerekebiliyor.

Mutlaka göz atın –> Hamilelikte ilaç kullanımı

Hipertiroidi Tedavisi Nasıldır?

Genellikle 9 ay ile 24 ay arasında değişen bir süre boyunca ilaç tedavisi uygulanıyor. İlaç tedavisinin % 50 gibi bir başarı oranı vardır. Şayet ilaç tedavisiyle başarı elde edilemezse cerrahi müdahale devreye giriyor. Tiroid bezinin çıkarılması amacıyla yapılan cerrahi müdahalede başarı oranı daha yüksektir.

Hamilelikte Tiroid Yüksekliği Bebeğe Zararları

Elbette gebelikte tiroid yüksekliğinin bebeklere olan zararları son derece ciddidir. Bebeklerde algısal ve mental bozukluklar meydana gelebilir. Bununla birlikte nörolojik bazı problemlerin de gelişebileceğini söyleyebiliriz. Nörolojik sorunlar nedeniyle bebeklerin doğduktan sonra sağlıklı bir yaşam sürmeleri de sıkıntıya girebiliyor. Dolayısıyla anne adaylarının gebelik takibini aksatmaması ve mutlaka doktorun istediği tetkikleri yaptırması gerekiyor. Özellikle risk grubunda yer alan anne adayları için bu konu çok daha fazla önem taşıyor. Gerekli testlerin yapılması sayesinde erken dönemde tanı konması mümkün olabilir. Böylelikle bir an önce tedaviye başlanabilir.

Gebelikte Tiroid Fonksiyonlarında Değişiklik Olur Mu?

Öncelikle gebelikte tiroid fonksiyonlarında bazı değişimler olabileceğini belirtelim. Bu değişim normal bir durumdur. Hamilelik döneminde tiroid bezinin ebatlarında da değişim olabiliyor. Bunu bir rahatsızlık olarak görmemek gerekir. Tiroid fonksiyonlarında değişim olması ile tiroid hastalıkları farklı durumlardır. Konuyla ilgili sorularınızı yorum bölümüne yazabilirsiniz.

Bilgi sahibi olun –> Hamilelikte sigara kullanımı

yumurtalık yaşlanması

Erken Yaşta Yumurtalık Yaşlanması Nedir?

Yumurtalık yaşlanması kadınlarda yumurtalık rezervinin azalması ile birlikte ortaya çıkar. Özellikle bebek sahibi olmayı planlayan kadınlar için bu konunun son derece önemli olduğunu belirtmek gerekiyor. Çünkü söz konusu durum bebek sahibi olmayı engelleyebilir. Zira yumurtalıklardaki yaşlanma yumurta kalitesini de olumsuz yönde etkileyen bir durumdur. Bu noktada devreye yumurta dondurma işlemi girer. Yumurta dondurma işlemi nedir, kimler bu işlemden faydalanabilir gibi önemli soruların yanıtlarını aktaracağız. Öncesinde yumurtalık rezervini daha detaylı inceleyelim.

Daha Fazlası

Spiral uygulaması nedir

Spiral Nedir? Nasıl Takılır? Kimler Kullanabilir?

Spiral kadınların sıklıkla tercih ettiği en konforlu doğum kontrol yöntemlerinden biridir. Rahimde, sperm ile yumurtanın buluşmasını önleyen bu tıbbi ürünler, gebeliğe karşı oldukça yüksek oranda bir koruma sunuyor. Halk arasında rahim içi araç olarak da adlandırılan spiralin yumurtanın döllenmesi durumunda da koruma sunduğunu ve döllenen yumurtanın rahme tutunmasını engellediğini söyleyebiliriz. Bu aletin yapısının nasıl olduğunu, ne oranda koruma sunduğunu ve benzeri soruları yanıtlayacağız. Öncesinde ise nasıl takıldığı konusuna açıklık getirelim.

Daha Fazlası

Hamilelikte sigara kullanımı

Hamilelikte Sigara Kullanımı Bebeğe Zarar Verir Mi?

Hamilelikte sigara kullanımı anne karnındaki bebeklere çok ciddi zararlar verebiliyor. Bu nedenle gebelik planlayan anne adaylarının kesinlikle hamilelik öncesinde sigarayı bırakması gerekiyor. Sigarada bulunan onlarca farklı zararlı ve kanserojen madde, gebelik döneminde plasenta aracılığı ile bebeğe de geçiyor. Elbette bebeği etkileyen sadece bu değil. Hamilelik döneminde sigaranın bebeklere ne gibi zararlar verdiğinden söz edeceğiz. Öncesinde ne zaman sigaranın bırakılması gerektiğini ele alalım.

Daha Fazlası

Bebeğin boynuna kordon dolanması

Bebeğin Boynuna Kordon Dolanması Neden Olur?

Bebeğin boynuna kordon dolanması gebeliklerde anne adaylarının en çok korktuğu durumlardan biridir. Gebeliklerin yaklaşık …

amniyon kesesi

Amniyon Kesesi Nedir? Ne Zaman Oluşur?

Amniyon kesesi anne karnındaki bebeklerin içinde bulunduğu ve sıvıyla kaplı olan kese şeklinde tanımlanabilir. Bebeklerin …

Adenomiyoz nedir

Adenomiyoz Nedir? Belirtileri Nelerdir? Tedavisi Nasıl?

Adenomiyoz kısaca rahmi kaplayan endometriyal dokunun büyümesi olarak adlandırılabilir. Özellikle kadınlarda ilerleyen …